en tr

ADALET BAKANI AKIN GÜRLEK’TEN GÜLİSTAN DOKU AÇIKLAMASI: "BİZİM UĞRAŞIMIZ KIZCAĞIZIMIZIN BİR MEZARI VARSA AİLESİNİN O MEZARININ YERİNİ BİLMESİ, DUA ETMESİ”22.04.2026

“BEN 86 MİLYONUN ADALET BAKANIYIM, MAĞDUR, HAKLI KİMSE SONUNA KADAR ONUN YANINDAYIM”

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Gülistan Doku soruşturmasına ilişkin, "Burada bizim amacımız, bizim uğraşımız kızcağızımızın bir mezarı varsa ailesinin o mezarının yerini bilmesi, dua etmesi. Bizim tek uğraşımız bu. Başsavcılığın uğraşı da o" ifadelerini kullandı.

Adalet Bakanı Akın Gürlek, CNN Türk’te yayınlanan Tarafsız Bölge Özel programında gündemi değerlendirdi.

Adalet Bakanı olarak soruşturmalara müdahale etme yetkisi bulunmadığını belirten Bakan Gürlek, hiç kimsenin hakim ve savcılara talimat, telkin ve teselli de bulunamayacağını hatırlattı.

86 milyonun Adalet Bakanı olduğunu vurgulayan Bakan Gürlek, mağdur ve haklı kimse onun yanında olduğunu belirtti.

GÜLİSTAN DOKU SORUŞTURMASINDA YENİ DELİLLER

Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığınca yeni deliller üzerine Gülistan Doku soruşturmasında harekete geçildiğini ifade eden Gürlek, Doku'ya ilişkin soruşturmanın 2020'de başladığını, 2025'ten sonra dosyada yeni delillerin gelmeye başladığını aktardı.

Bu kapsamda gizli tanık ifadesinin bulunduğunu, hatta mezar yeri olduğu belirtilen yerde inceleme yapıldığını aktaran Gürlek, "Burada soruşturmayı yapan iddia makamı. Adalet Bakanlığı olarak soruşturmaya kesinlikle müdahale etme yetkimiz yok. Başsavcılığımız çok titiz bir inceleme yapıyor. Soruşturma evre evre gidiyor. Gizli tanık beyanlarından sonra telefon kayıtları, baz istasyonu kayıtları, HTS kayıtları, PTS kayıtlarına bakılıyor, kamera görüntüleri inceleniyor. Soruşturma aşamasında da bir kısım itirafçılar çıkıyor" ifadelerini kullandı.

FİRARİ ŞÜPHELİYE KIRMIZI BÜLTEN

Soruşturma kapsamında tutuklananların bulunduğunu, firari şüpheli Umut Altaş ile ilgili kırmızı bülten çıkarıldığını anımsatan Gürlek, "Umut Altaş'ın beyanlarının mutlaka alınması gerekiyor. Soruşturma devam ediyor" diye konuştu.

Bakan Gürlek, "Yeni delil çıktı. Burada bizim amacımız, bizim uğraşımız kızcağızımızın bir mezarı varsa ailesinin o mezarının yerini bilmesi, dua etmesi. Bizim tek uğraşımız bu. Başsavcılığın uğraşı da o, bizim de amacımız, temennimiz bu. Yani bir mezarı varsa onun ortaya çıkması” dedi.

“YARGI DOSYANIN KAPAĞINDAKİ İSME, MAKAMA, MEVKİYE BAKMAZ”

Hakim ve savcıların delile baktığını asla dosyanın içinde geçen isimlere, makamlara bakmadığının altını çizen Bakan Gürlek konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Yargıda şöyle bir şey yoktur; işte o vali, o kaymakam, o siyasetçi, o belediye başkanı. Yargı bunlara bakmaz. Yargı dosyanın kapağındaki isme bakmaz, makamına mevkisine bakmaz. Burada suç var mıdır yok mudur yargı ona bakar. Ben özellikle açıklamalarında bunu söyledim. ‘Ucu nereye giderse gitsin’ derken zaten savcılarımız da bunlara bakmaz. Ben başsavcılık yaptım, ağır ceza mahkemesi başkanlığı yaptım. Burada dosyanın kapağında yazılan isimler önemli değildir. Burada suç var mıdır, yok mudur, deliller var mıdır ve hakim vicdani kanatine göre ve dosyadaki delillere göre karar verir. Burada da Başsavcılığımız elbette delilleri topluyor, delilleri topladıktan sonra kendisi ya iddianame düzenleyecek ya da tekrardan takipsizlik kararı verecek.”

Takipsizlik kararı verilen dosyalarda delil bulunduğu zaman dosyaların tekrar açıldığını anlatan Bakan Gürlek, “Savcılık gerçekten ince bir işçilik yaptı. Delilleri topladı. Zor şartlar altında. Özellikle jandarma teşkilatıyla birlikte yaptı. Şimdi daha bir profesyonel ekip bakıyor. Ankara merkezden bir ekip görevlendirildi.” dedi.

“CESEDİN BULUNAMAMASI O OLAYIN CİNAYET OLMADIĞI SONUCUNU DOĞURMAZ”

Gürlek, Gülistan Doku'nun mezar yerinin henüz tespit edilememesine ilişkin soruyu yanıtlarken, "Gizli tanık beyanları aslında soruşturma ile örtüşüyor. Gizli tanık 'burada gömüldü, daha sonra yeri değiştirildi' diyor. Kamuoyunda 'ceset yoksa cinayet yoktur' deniliyor. Burada öyle bir şey yok. Burada cesedin bulunamaması o olayın cinayet olmadığı sonucunu doğurmaz. Yargıtay'ın bu yönde kararları var. Burada ikrarlar vardır, deliller vardır, kamera kayıtları vardır" dedi.

GÜLİSTAN DOKU OLAYINDA NET DELİLLER VAR

Gülistan Doku soruşturmasında net delillerin olduğunun altını çizen Bakan Gürlek, “Soruşturmayla ilgili bizim açıklama yapmamız uygun değil. Soruşturmanın gizli. Ama şu var yani biliyorsunuz kamuoyuna da yansıdı. İki tane delil var. Özellikle bir sim kartın aileden alınarak işte Ankara'da bir özel siber polisine gönderilip içindeki bilgilerinin silinmesi var. Bu açık net. Zaten itiraflar da var. Bir de hastane kayıtlarının silinmesi var. Normalde kızcağız, hastaneye gitmiş. Hastane kayıtları silinmiş. Bu iki tane vaka belli” dedi.

ESKİ VALİNİN TUTUKLANMASI

Adalet Bakanı Akın Gürlek Gülistan Doku soruşturması kapsamında tutuklanan eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in yargılama soruşturmasının Erzurum’da yapılması ile ilgili olarak, “Kamu görevlileri bakımından bir yargılama soruşturma usulü var. Kaymakam ve valiler hakkında soruşma yapma makamı, suç yerine en yakın ağır ceza merkezinin bulunduğu başsavcılık yapar. Burada suç yeri Tunceli biliyorsunuz. Tunceli'ye en yakın Ağır Ceza Merkezi Erzurum olduğu için Erzurum Başsavcılığı tarafından soruşturma yapılıyor. Bu kanunda yazan bir madde. Bu kanun gereği böyle yani” şeklinde konuştu.

Gürlek, Tunceli Valisi Tuncay Sonel'e yönelik soru üzerine, Doku'nun telefonunun sim kartının alınıp, Ankara'ya gönderilerek kayıtların silinmesi ile hastane kayıtlarının silinmesi durumlarının tespit edildiğini, bunların suç isnatları arasında yer aldığını ifade etti.

“TOPLUMDA HASSASİYET OLUŞTURAN DOSYALARA YENİDEN BAKILIYOR”

Bakan Gürlek, Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde bir ekip kurarak daimi aramaya alınmış, intihar şüphesi bulunan dosyaların tekrardan incelendiğini ifade etti. Soruşturmaları başsavcılıkların yaptığının altını çizen Bakan Gürlek, “Bu dosyaları arkadaşlarımız farklı bir gözle bakıyorlar, inceliyorlar. Bir ekip kurduk, böyle dosyaları inceliyor arkadaşlarımız, bakıyor. Biz bir anlamda şunu yapıyoruz, farklı bir gözle bakabiliyoruz. Ama burada tabii elbette soruşturmayı yapacak makam ilgili savcılık. Yani burada biz soruşmayı yapmıyoruz. Ama inceliyoruz, oradaki savcı arkadaşla sürekli olarak müzakere ediyoruz“ diye konuştu.

Herhangi bir karar tesis etmediklerine vurgu yaparak Bakan Gürlek, sadece toplumda hassasiyet oluşturan dosyalarda gözden kaçan bir şey var mı diye bakıldığını belirtti.

Bir anlamda teknik destek verdiklerinin altını çizen Bakan Gürlek, “Soruşturma makamı kesinlikle savcımız. Bizim onun takdir hakkına, onun yetkisine karışma yetkimiz yok.” dedi.

5 Ocak 2020'den bu yana kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku soruşturmasına ilişkin Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada 11 tutuklunun bulunduğunu belirten Bakan Gürlek şöyle devam etti: “Şimdi burada tabii toplumu yaralayan bazı olaylar var. Gülistan Doku kardeşimiz tekrardan ailesine taziye dileklerimi iletmek istiyorum. Bu tarz simge bazı isimler var. Gülistan Doku, Rojin Kabaiş gibi. Gülistan Doku gencecik bir kızcağız yani hayatın baharında öldü ya da intihar etti şu an henüz belli değil. Tunceli Başsavcılığımız bir soruşturma yapıyor. Soruşturma sonucunda ortaya çıkacak.”  

NARİN GÜRAN DAVASI

Adalet Bakanı Gürlek, Narin Güran davası ile ilgili soru üzerine de, “Şimdi Narin davası ile ilgili olarak Yargıtay tarafından kesinleşti. Orada biliyorsunuz anne, amca ve kardeş hakkında ağırlaşmış müebbet hapis cezası verildi. Bir de Nevzat Bahtiyar. Nevzat Bahtiyar hakkında Yargıtay buradaki eylemin daha ağır olması gerektiğini bozdu. İlk derece mahkemesi 17,5 yılı ceza verdi. Şimdi şöyle kesinleşen dosyalarda da yeni bir delil ortaya çıkarsa, burada yargılama yenilenmesi yapabilir.” dedi.

“TÜM TÜRKİYE’NİN ADALET BAKANIYIZ”

Muhalefet partilerinin kendisini ziyaret eden olup olmadığıyla ilgili soru üzerine Bakan Gürlek,  “Yok etmediler ama ben dediğim gibi onların da bir ihtiyacı varsa burada Adalet Bakanı olarak biz tüm Türkiye'nin Adalet Bakanı'yız diyoruz. Burada mağdur ya da adalet duygusuna kim mağdursa, kim haklıysa, adalet duygusuna kim ihtiyacı varsa ben her zaman diyorum onların yanındayım. Ki bana da ulaşabiliyorlar yani vatandaşlarımız da ulaşabiliyor. Hatta dediğim gibi sürekli olarak arıyorlar işte bu 12. paket şu an gündemde onunla ilgili düzenli yapılacak mı yapılmayacak mı diye soruyorlar.”

“MAHKEME DELİLE GÖRE KARAR VERİR”

Ekrem İmamoğlu dosyası ile ilgili 143 eylem hakkında isnat yapıldığını açıklayan Bakan Gürlek, “407 sanık hakkında iddianame kabul edildi. Artık yargılama aşaması başladı. Mahkeme yargılama yapıyor. Bildiğim kadarıyla da belirli bir aşamaya geldi. Yani orada tabii biz soruşturma aşamasında görev yaptık. Başsavcıydım. İddianameyi düzenledim. Biz görevimizi yaptık artık dava yargılama aşaması başladı mahkemenin takdiri. Şimdi şunu ayırmamız lazım burada mahkeme maddi delillere göre ve vicdani kanaatine göre karar verir. Burada hatırladığım kadarıyla 143 eylem hakkında isnat yapılmıştı.“ dedi.

“MAHKEME SALONLARI SİYASET ARENASI DEĞİLDİR”

Mahkeme salonlarında kesinlikle siyaset yapılmaması gerektiğinin altını çizen Bakan Gürlek, “Önemli davalara bakmak nasip oldu. Mahkeme salonları siyaset arenası değildir. Orada yargılama faaliyeti yapılır. Orada savunma alınır, deliller tartışılır, herkes delillere karşı söz alır, tanıklara soru sorulur, mahkemenin aklına takılan bir şey varsa bunları açıklattırılması istenir.” dedi. Mahkeme salonunda yapılmak istenen selamlama konuşmasına da değinen Bakan Gürlek, “Burada yani maalesef görüyoruz orada işte selamlama konuşması gündeme gelmişti hatırlıyorsunuz. Yani böyle bir usul yok. Burada savunma yapılır, deliller tartışılır. Mahkeme salonlarını ayrı tutmamız gerekiyor. Ve hakimler de kesinlikle buradaki siyasi tartışmalara göre karar vermezler. Dosyadaki delillere göre karar verirler. Mahkemeler Türk milleti adına yargılama yapar. Türk milleti adına hakimler vicdanı kanaatine göre karar verir.” diye konuştu.

CHP’NİN ‘KUMPAS OPERASYONU’ İDDİASI

Bakan Gürlek, CHP’nin ‘Kumpas Operasyonu’ iddiasına katılmadığının altını çizerek, “Yani burada bakın maddi deliller var. Biliyorsunuz MASAK raporları var. İtirafçı beyanları var. Banka hesapları var. HTS kayıtları telefon trafikleri var. Yani 143 tane eylem var. Bunlar tek tek hepsi somut olarak İddianamede belirtilmiş. Şimdi bunu niye söylüyorum? İddianame artık kabul edildiği için. Burada artık bu iddianame kabul edilince yargılama aşaması başlıyor. O yüzden bu konuşulabilir. Ben ona katılmıyorum. Elbette bunu sanıklar söyleyebilirler. Bu siyasi yargılamadır diyebilirler. Ama dosyadaki delilere bakmak lazım. Burada mahkemede mutlaka dosyadaki delilere bakacak.” dedi.

SAVCI HAKİM İSME, PARTİYE DEĞİL DELİLE BAKAR

Adalet Bakanı Gürlek, belediyelerle ilgili soruşturmalara yönelik soru üzerine şu yanıtı verdi:

“Dosyaların bir olgunlaşma aşaması var. Deliller toplanıyor, MASAK raporlar alınıyor, tanık beyanları alınıyor. Bildiğim kadarıyla İstanbul ya da diğer Başsavcılarımızın hepsi burada parti önemli değildir. Bakın bu kesinlikle burada yolsuzluk var mı, dolandırıcılık var mı? Kamuya tahsil edilmesi gereken paraların şahsa geçilmesi durumu var mı? Bunlara bakar. Burada partinin önemi yoktur. Burada AK Parti'dir, CHP'dir, başka parti de olabilir. Belki ileride onlara da olabilir. Bu partilerle ilgili bir sorun değildir. Savcılık şuna göre hareket etmez. A partisi, B partisi, C belediye başkanı. C Siyasi Parti Başkanı, buna göre hareket etmez. Dosyanın kapağındaki şüpheli ismi savcıyı ilgilendirmez. Dosyadaki deliller savcıyı ilgilendirir. Burada dediğiniz gibi şu an devam eden bir soruşturma vardır ya da henüz operasyon aşamasına gelmeyen bir dosya vardır. Bunu elbette biz bilemeyiz. Sürekli olarak Cumhur İttifakına operasyon yapılmıyor korunuyor, kollanıyor deniliyor. Hakkında işlem yapılan belediye başkan sayısı 30, mahkumiyet kararı verilen başkan sayısı 13, yargılaması devam eden yani mahkemesi devam eden başkan sayısı 7, diğer karar verilen 10. Yani baktığın zaman burada savcılığın parti ayırmadan işlem yaptığını görüyoruz."

YASAL DÜZENLEME GERİKİYORSA YAPACAĞIZ

Bakan Gürlek, uzun süren yargılamaların önüne geçmek için 12. Yargı Paketinde çalışmalar bulunduğunu belirtti. Hedef sürelere uyulması açısından da Yargının Etkinliği Bürosunun aktif çalıştığını aktaran Bakan Gürlek şöyle konuştu:

“İl ziyaretlerimde özellikle meslektaşlarımla çok sık görüşüyorum çünkü buradaki uygulamacılar onlar. Bir boşanma davası 8 yıl sürüyor. Daha sonra bölge adliyeye gidiyor, daha sonra Yargıtay’a gidiyor. Yani 10 yıl süren bir boşanma davası var. Burada şahıs bir hayat kuramıyor. Sürekli bir nafaka ödüyor. Biz burada sorunları yerelden, yerinden özellikle tespit ediyoruz. 12. Yargı Paketi üzerinde çalışmamız var. Elbette yargının hızlandırılması için tedbirleri alacağız. Özellikle kamuoyunda bazı davaların uzunluğu tartışılıyor. Yargının Etkinliği Büromuz var. Yargının Etkinliği Büromuz çok önemli. Özellikle hakim arkadaşlarımızın biz hepsinin özveriyle dosyalara çalıştığını düşünüyoruz, ama bazen hakim arkadaşlarımız dosyayı safsaklayabiliyor. Yani süresinde karar vermesi gerekirken o süreyi uzatabiliyor. Hangi davanın ne kadar sürede karara bağlanacağı bizde belli. Hedef süre var. Ne demek? Bir kira davası 6 ayda karara bağlanacak. Burada bütün hakimlerimiz de bunu bilir. Şimdi burada hedef süre neden aşılıyor? İşte buna bakmamız lazım. Şimdi eğer hakimin şahsından kaynaklanan bir hedef süre aşımı varsa burada elbette biz hakim hakkında gerekli işlemleri yapacağız. Eğer burada hakimin şahsından kaynaklanmayan sistemden kaynaklanan bir yasal mevzuat düzenlemesi gereken bir şey varsa biz onu yapacağız. Gerekiyorsa yeni mahkeme kuracağız.”

‘ALO ADALET’ İLE VATANDAŞA DAVASININ HANGİ AŞAMADA OLDUĞUNUN BİLGİSİNİ VERECEĞİZ

Yargının Etkinliği Bürosuyla birlikte yargının hızlanılmasını hedeflediklerini aktaran Bakan Gürlek, “Vatandaş ‘Alo Adalet' birlikte dosyasının ne aşamada olduğunu bilecek. Vatandaş aile mahkemesinde açmış olduğu bir nafaka davasının 8. ayda arıyor ‘Benim davam bitmedi.’ Biz diyeceğiz ki vatandaşa, ‘Senin henüz yargılaman devam ediyor, makul süre içerisinde.’ Ama eğer makul süre aşılmışsa biz vatandaşa hangi aşamada olduğunu dosyanın bilgi vereceğiz. Özellikle bir muhataplık anlamında vatandaş bunu fark edecek.” Bakan Gürlek, 12. Yargı Paketinde özel düzenlemelerin yer alacağını kaydetti.

 "YASA DIŞI BAHİS SUÇ OLARAK TANIMLANMALI"

Adalet Bakanı Gürlek, uyuşturucu, yasa dışı bahis, sanal kumar konusunda da kararlılıkla mücadele edeceklerini belirterek, "Şubat ve mart ayında bütün başsavcılıklarımız yoğun bir çalışma yapmış." dedi.

Söz konusu eylemlerden toplumun bütün kesimlerinin etkilendiğini aktaran Gürlek, yasa dışı bahsin "suç" olarak değil "kabahat" olarak düzenlendiğini belirterek, "Bizim kanunlarımızda yasa dışı bahsi 'suç' olarak düzenlememiz gerekiyor. Oynatanda müeyyide var, oynayana da suç olarak düzenlenmesi gerekiyor. Meclis'ten geçmesi gerekiyor." görüşünü paylaştı.

Bakan Gürlek, sokak çeteleri konusunda da operasyonlar yapıldığını, bu çetelerin çocukları kullandığını anımsatarak, "Bizim suça sürüklenen çocuk kavramıyla ilgili sil baştan düzenleme yapmamız gerekiyor. 11. Yargı Paketi'nde bunlarla ilgili bir düzenleme yapıldı. 12. Paket'te de bu konuda ceza artırımı düşünüyoruz." diye konuştu.

"RUHSATLI SİLAHLARIN EVDE BELİRLİ ŞARTLARDA SAKLANMASI LAZIM"

Adalet Bakanı Gürlek, Kahramanmaraş'taki okul saldırısına ilişkin, okulun rehber öğretmeninin 13 kez saldırganı psikoloğa götürülmesini önerdiğini ancak ailenin bunu ötelediğini ifade etti.

Konuyla ilgili "velilik görevini ihmal" suçunun Türk Ceza Kanunu 233. maddesinde yer aldığına işaret eden Gürlek, "Tabii 233. maddedeki düzenleme biraz aslında çok sert bir düzenleme. Biz bunun artık bazı suçlarda, her işlenen suçta değil; işte adam öldürme ya da ağırlaştırılmış yaralama gibi suçlarda burada veli, babalık annelik görevini ihmal etmişse, bunun da bizce sorumlu olması gerekir. Bu konuda da çalışmalarımız var." şeklinde konuştu.

Kahramanmaraş'taki okul saldırganı İsa Aras Mersinli'nin üzerinden babasına ait 5 tane silah çıktığını anımsatan Gürlek, şöyle devam etti:

"Bununla ilgili de Sayın Cumhurbaşkanımız da dün kabine toplantısından sonra açıklama yaptı. Bununla ilgili de yasal düzenleme yapılması gerekiyor. Özellikle ruhsatlı silahların nasıl saklanması gerektiği konusunda dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışlarda bulunan ve daha sonradan bu silahın çocuk tarafından ele geçirilmesi durumunda kanunumuzda bir düzenleme yapılması gerekiyor. 6136 sayılı kanunda düzenleme var. Bir kere ruhsatlı silahların evde belirli şartlarda saklanması lazım. Maalesef bu yaşanan üzücü olayda da 5 tane silahı çocuk o gün okula götürüyor. Burada babanın özellikle bu silahları güvenli bir ortamda, güvenli bir yerde muhafaza etmesi gerekiyordu. 6136 sayılı Kanun'un 13. maddesinde bir bent düzenlemesi yapılması gerekebilir. Özellikle ruhsatlı silahların muhafazası konusunda dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranılması sebebiyle bir eylem gerçekleşmişse elbette burada bir sorumluluk olması gerekiyor."

Bakan Gürlek, TBMM'de 15 yaş ve üstü için sosyal medya kullanımına ilişkin düzenleme yapılması gerektiğini belirterek, sosyal medya hesabını kullananların gerçek kişi olması gerektiğini kaydetti.

Kişilerin kendi adıyla sosyal medya hesabını kullanmak zorunda kalmayacağını vurgulayan Bakan Gürlek, konuyla ilgili katalog suçların belirlenerek hesabı kullananın kimlik bilgilerinin tespit edilmesi gerektiğini dile getirdi.

Bakan Gürlek, İsa Aras Mersinli'nin annesinin tutuklandığının belirtilmesi üzerine, "Babası tutuklanmıştı, anne de tutuklanmış oldu. Herhalde yeni deliller ortaya çıktı. Az önce söylediğim gibi, çocuğun acilen psikoloğa götürüleceğine dair rehber öğretmenimizin bir yazmış olduğu rapor var. Velilerimize bir temennide bulunmak istiyorum, lütfen çocuklarımızla ilgilenelim. Yani çocuklar maalesef özellikle ekran başında, sosyal medyada, oyunlarda çok vakit geçiriyor. Benim de çocuğum var, sürekli olarak takip etmek gerekiyor. Ebeveynlik aynı zamanda sorumluluk gerektiriyor, çocuklarımızı kontrol etmemiz gerekiyor, takip etmemiz gerekiyor." değerlendirmesinde bulundu.

KIRMIZI BÜLTEN VE ULUSLARARASI SUÇLULARIN İADESİ TABLOSU

Uluslararası suçluların iadesi konusunda da bilgiler veren Bakan Gürlek sözlerini şöyle sürdürdü: “Bakın mesela 2025 yılında 1256 kişinin iadesini istemişiz. Ülkemize iade edilen kişi sayısı 302. Yani 1256 iade istemişiz, 302'sini iade etmişler. Yani burada tabii yeni delil olduğu zaman yeniden istiyoruz. Yabancı ülkelerde tabii bizden suçların iadesi kapsamında onlar da suçları iade ediyorlar. Mesela 2025 yılında bizden 185 kişinin iadesini istemişler. Biz de 26 kişiyi iade etmişiz. Biz de mütekabiliyet ilkesi gereğince karşılıklı olarak onların durumlarına göre yeniden değerlendiriyoruz. Yani burada şunu vurgulamak istiyorum, yeni delil ortaya çıkabiliyor. Yeni delil ortaya çıktığı zaman biz tekrardan iade istiyoruz ve bu süreci de takip ediyoruz.”